İçeriğe geç

Lost ismi ne demek ?

Lost İsmi Ne Demek? Bir Kaybolmuşluk Hikâyesi

Geceyi seviyorum. Kayseri’nin o soğuk ama bir o kadar huzurlu gecelerinde, camdan dışarı bakarken, genellikle çok şey düşünürüm. Kafamda sürekli bir şeyler döner; bazıları anlamlı, bazıları ise sadece kaybolmuş bir düşüncenin parçasıdır. Hatta bazen, kaybolmuş bir parça gibi hissettiğimi bile düşündüğüm olur. Bir gece, dışarıda yağan yağmurun sesiyle kaybolmuşluk hissinin bir araya geldiği anlardan birinde, “Lost” kelimesini düşündüm. Aslında ne demekti bu kelime? Gerçekten kaybolmuş muyduk? Ya da aslında kaybolmak, yalnızca bir iz bırakmamaktı?

Kaybolmuş Bir Anı

Birkaç yıl önce, tam bu mevsimde, aynı yağmurlu gecelerdeydim. Bir arkadaşım, uzun zamandır görmediğim eski bir dostum, kaybolmuştu. Her şey birden başladı; telefonlarıma yanıt vermez olmuştu, sosyal medya hesaplarından bir iz bulmak neredeyse imkansızdı. Bir sabah, telefonda bulduğum bir mesaj, bana kaybolduğunu söyledi. Hızla okudum; ama kelimeleri sindirmek zor oldu: “Kayboluyorum.” Yavaşça derin bir nefes aldım ve düşündüm: Lost ismi ne demekti? Gerçekten kaybolmuş muydu, yoksa kendini mi kaybetmişti? Kim bilir…

Günler geçtikçe, bir yandan kaybolan arkadaşımın peşinden giderken, diğer yandan ben de kendimi kaybolmuş hissediyordum. Hani bazen bir noktada, her şeyin ters gitmeye başladığını düşündüğünüzde, aslında kimsenin sizi anlamadığını hissedersiniz. Aynı anda hem dış dünyaya yabancılaşırken, hem de içsel bir boşlukla yüzleşiyorsunuz. Kaybolmak işte tam da böyle bir şeydi. Zihinsel olarak kaybolduğunuzda, fiziksel olarak da kaybolmuş hissedersiniz.

Kaybolan Kendi Hikâyem

Bir hafta sonra, arkadaşımın evine gittim. Kapısını çaldım, bekledim. İçeriden hiçbir ses gelmedi. O an kalbimde bir korku, bir umutsuzluk vardı. İçeri girmeye karar verdim ve evin içinde gezindim. Bir anda gözlerim eski bir deftere takıldı. O defter, yıllar önce birlikte yazdığımız bir günlüğün parçasıydı. Arka kapağında yazılıydı: “Kaybolan bir şey, bir gün geri dönebilir.” O an, kaybolmak ile kaybolan şeyin geri dönmesi arasındaki farkı düşündüm. Kaybolmuş bir şeyin geri dönmesi mümkün müydü?

İçimden bir ses “Evet,” diyordu. Kaybolan her şey, bir gün yeniden bulunabilir; çünkü kaybolan, aslında kaybolmamıştı, sadece bir süreliğine gizlenmişti. Ama bazı kaybolmuşluklar, tıpkı bu defterde olduğu gibi, zamanla bizimle birlikte kalır. Gerçekten kaybolmuş olmak, sadece var olmamayı değil, bir iz bırakmamayı da içeriyordu. Bazen kaybolmak, insanların unutulması demekti. Oysa kaybolan şey bir gün dönse de, geri getirdiği şey, kaybolduğu haliyle asla aynı olmayacaktır.

Kaybolan Bir Anlam

Sonra aklıma takıldı: “Lost” kelimesi neden bu kadar güçlü? İngilizce’de sadece “kaybolmuş” değil, bir anlamı daha var: “Yolunu kaybetmiş” ya da “bir yerlerde kaybolan bir şey” olarak da çevrilebilir. Ama en derin anlamı, içsel kaybolmuşluk. Bir şeyin kaybolduğunu fark etmek, bazen onu bulmaktan çok daha acı verici olabilir. Çünkü kaybolmuş bir insan, bulunduğunda ya da geri döndüğünde bile, eski haliyle geri dönmeyebilir. Kendisini kaybetmiş bir insan, artık bir yeri bulamıyordur. Kayıp, bir yolculuk gibidir; bazen yolculuğu geçmek, kaybolan şeyi bulmaktan çok daha fazla zaman alır.

O gece, yalnızca arkadaşımın kaybolmuşluğu değil, aynı zamanda benim içsel kaybolmuşluğum da vardı. Kayseri’nin o karanlık, yağmurlu gecesinde, kaybolan her şeyin bir şekilde geri döneceğine dair bir umut vardı, ama belki de her kaybolan şey, kendine bir boşluk bırakıyordu. Kaybolmuş hissetmek, kimseye anlatamadığınız bir boşluk yaratıyordu. Ve o boşluk, her geçen gün biraz daha büyüyordu.

Bir Kaybolmuşluk ve Geri Dönüş

Bir gün, eski arkadaşım geri döndü. Beni buldu, konuştu ve her şey birden eski haline döndü gibi görünüyordu. Ama fark ettiğim şey, kaybolan hiçbir şeyin gerçekten geri dönmediğiydi. Kaybolmuş bir insan, kaybolan bir parça gibi, geri geldiğinde, aslında kendi içinde farklı bir şey olur. Lost ismi ne demekti? Kaybolmak, bir arayıştı; ama kaybolan hiçbir şeyin geri dönmeyeceğini kabul etmek, aslında özgürlüğe giden ilk adımdı.

Hayatımda kaybolan pek çok şey oldu. Bazen insanlar, bazen hisler, bazen de geçmiş. Ama kaybolan şeylerin her biri, bana daha derin bir anlam kazandırdı. Kim bilir, belki kaybolmak, aslında en iyi şekilde bulunabilmeyi öğretendir. Sonuçta, kaybolmuşsanız, yeniden bulunmanın ne kadar değerli olduğunu anlarsınız.

İşte böyle, “Lost” kelimesi aslında, bir kaybolmuşluk değil, bir anlamın da bir parçasıydı. Hem kaybolmuşluk, hem de o kaybolan şeyin geri dönme umudu… Biraz hayal kırıklığı, biraz umut, ama belki de en çok, kaybolmuşken yeniden bulduğunda anladığın derin bir anlam.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet yeni giriş adresibetexper.xyz